Halı Sanatının Tarihi Gelişimi

Halı Nedir? Halı, zeminlerde belirli alanları kaplamak ya da duvara asmak üzere dokuma tezgâhlarında işlenen dokuma bir kumaştır. Halıların dokunması esnasında dokuma ipleri farklı yoğunluklarda düğümlenir ve farklı motifler elde edilir.
Halı tezgâhları, yere sabitlenen ve aralarına çözgü sabitlenmiş iki ahşaptan oluşur. Günümüzde göçebeler tarafından hala kullanılan yatay tezgâhlar ise, kolay katlanabilir özellikte olmaları nedeniyle pratik kullanım sağlar.
Halı sanatı ile ilgilenen kişiler, halı nasıl dokunur sorusunun cevabını merak ederler. Halı dokuma, sabır gerektiren zahmetli bir iştir. Ancak kısaca özetlemek gerekirse halı; tezgâhlarda yün, ipek ya da pamuktan ilmekler bağlayarak oluşturulan küçük kumaş şeritlerinin bir araya getirilmesi ile meydana getirilir. Halı dokuma tekniği kısaca böyledir ve bu tekniğin temel mantığı yüzyıllardır değişmemiştir. Halı tezgâhında yer alan dikey ipler “çözgü”, yatak çizgiler ise “atkı” olarak adlandırılır.
Günümüzde de rağbet gören antik halı çeşitleri el yapımı ürünlerdir. Ancak bu halılar fiyat olarak oldukça pahalıdır. Bu nedenle artık daha ekonomik olan makine yapımı halılar tercih edilmektedir.

 

 

Halı Sanatı Tarihi

Tarihçiler tarafından yapılan araştırmalar sonucunda halının günümüzden 4.000-5.000 yıl önce Asya’da geliştiği anlaşılmıştır. Yine yapılan çalışmalar sonucunda Sibirya’da bulunan Altay dağlarının Pazırık Bölgesi’nde Pazırık halısı keşfedilmiştir. Sibirya’da bir mezar höyüğünde rastlanan Pazırık halısı, M.Ö. V. yüzyıla tarihlenmektedir. Çift düğümle dokunduğu tespit edilen bu halı üzerinde geometrik desenler ve hayvan motifleri yer almaktadır.
2500 yıllık bu halı, sofistike tasarımı ve gelişmiş dokuma teknikleri ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Bu nedenle de halı sanatı tarihinin M.Ö V. yüzyıldan çok daha önceye dayandığı düşüncesini doğurmaktadır. Bugün halı, Rusya’da bulunan Hermitage Müzesi’nde sergilenmektedir.
Bilinen en eski halı olan Pazırık halısı, aynı zamanda Gorny-Altay halısı olarak da bilinmektedir. Halının sadece 10 santimetrekaresinde 36.000 düğüm yer aldığı tespit edilmiştir. Günümüzdeki halılar ile karşılaştırdığımızda bu halı üzerinde yer alan düğümler ile modern halılarınkinden çok daha fazladır. Yine halının desenleri de ilgi çekicidir. Ortasında bir şerit motifi bulunur. Yine bir sonraki kademede geyikler ve sonrakinde ise atlar üzerinde savaşçılar bulunmaktadır. Bunun yanında halının üzerinde yer alan atlı friz ve çiçek desenleri antik Pers sanatında da yer almaktadır. Yine Persepolis antik kentinden günümüze ulaşan kalıntılardaki kabartmalar üzerinde yer alan desenler ile Pazırık Halısı desenleri benzerlik göstermektedir.
Pazırık halısının kökeni konusunda özellikle yün ve boyalar belirleyici özellik göstermektedir. Halıda kullanılan yün ile Pazırık bölgesinde yer alan mezarlardaki koyun derisi postların yünü aynıdır. Bunun yanında halının iplerinin boyanması adına kullanılan kırmızı boya, böceklerden elde edilen lak türünden elde edilmekteydi. Bu özel lak türü ise Baltık ya da Polonya kökenli olduğu zannedilmektedir. Yine bu boya, Doğu Avrupa’dan Yüksek Altay’a kadar sürekli hareketli olan göçmenler için kolay elde edilecek bir malzemedir. Bu nedenle de halıda Pers etkisi olduğu düşünülür. Ancak bulunduğu bölgede yaşayan göçebe halklar tarafından yerel olarak dokunmuş olmaları ihtimali çok daha yüksektir.

Türk Halıları

Halı sanatı tarihinde önemli bir yeri olan Türk halılarının en eskisi XIII. yüzyıla tarihlenmektedir. Anadolu’da halı dokumacılığının özellikle Konya, Ankara ve Kayseri bölgeleri civarında geliştiği söylenebilir. Yine XVII. yüzyıla gelindiğinde Türk halılarında ciddi bir Fars etkisi görülmektedir. Bu anlamda kalite, stil ve teknik bakımından İran halıları ile aynı standartlarda bir dokuma kültüründen bahsedilebilir.
Türk halılarının dokunmasında yün, pamuk ve ipek kullanılmaktaydı. Kullanılan bu ipler, Türkbaff olarak da bilinen Türk düğümü ile bağlanmaktaydı. Bunların yanında Türk halılarından İran halılarına nazaran daha çok çift düğüm kullanılmıştır. Bu nedenle de Türk halılarında daha çok geometrik desenler kullanıldığı görülmektedir.
Günümüzde meşhur yöresel Türk halıları arasında ise; Kayseri, Kula, Yağcıbedir, Mekri, Hereke, Yahyali, Gördes ve Demirci halıları yer almaktadır.

 

 

iran Halıları

İran ya da diğer adı ile Fars halılarının tarihinin günümüzden 5 bin yıl öncesine dayandığı tahmin edilmektedir. Bunun nedeni ise Pazırık halısı üzerinde bulunan motifler ile Persepolis antik kentinde yer alan Pers sarayı rölyeflerindeki motiflerinin birbiri ile benzer olmasıdır. Ancak Pazırık halısının tam anlamı ile Pers üretimi olduğunu söyleyemeyiz. Bunun yerine kullanılan motiflerde bir etkileşim olduğunu söylemek çok daha doğru olacaktır.
Fars kültüründe geleneksel halı üretimi ise XV. yüzyılda başlamıştır. Bu halılar üzerinde yer alan desenler ise daha çok minyatür ağırlıklıdır. Ancak bunun yanında geometrik desenler de yoğun olarak kullanılmıştır. Özellikle Safevi döneminde dokunan İran halılarının çok detaycı, kıvrımlı, çiçek desenli ve ciddi bir ustalığın eseri oldukları görülmektedir. Bu halılar İslam dünyasını da etkilemiştir. Bu anlamda Anadolu, Moğolistan ve Hindistan gibi coğrafyaların halı dokuma konusunda Fars halılarından etkilendikleri izlenmektedir.
Günümüzde XVI. ve XVII. yüzyıllarda dokunmuş Fars halıları, çok yüksek fiyatlara alıcı bulmaktadır. Bunun yanında bu değerli halılar, her yıl milyonlarca kişinin ziyaret ettiği müzelerde sergilenmektedir. İran’da üretilmiş halılar özellikle de Avrupa müzelerinde koleksiyonerlerin sergilerinde sergilenmektedir. Yine günümüzde kadar satışı yapılan en pahalı halı, 33,7 milyon USD’ye alıcı bulan ve XVII. yüzyıla ait Kirman İran Halısıdır.